Bülten 2007.06



Bu önemli sektörün öncüsünü , "Türkiye'nin İlk Çağrı Merkezini" arıyoruz...

Eğer sizin kuruluşunuz "Türkiye'nin ilk Çağrı Merkezi" ise;

Lütfen Bilgi Formunu doldurup en gec 31 Temmuz 2007 tarihine kadar tarafımıza ulaştırınız.

"Türkiye'nin İlk Çağrı Merkezi" 27 Eylül 2007 tarihinde Lütfi Kırdar

Kongre Sarayı, Rumeli Salonunda yapılacak "2007 Istanbul Cağrı Merkezi Ödül töreninde" açıklanacaktır.

Saygılarımla,

Meltem Karateke
meltemkarateke@imiconferences.com.tr
Tel: 90 ( 216) 575 59 42



Ayın Konusu : I. Geleneksel Çağrı Merkezi Şenlikleri
1 Temmuz 2007


Tüm Çağrı Merkezi sektörü çalışanları olarak I.Geleneksel Çağrı Merkezi Şenlikleri'nde bir araya gelelim, gülelim; eğlenelim, tavla, voleybol, futbol turnuvaları yapalım, neşeyle hep beraber olalım istiyoruz.

1 Temmuz Pazar günü, Bahar Country / Sarıyer 'de buluşmak üzere..

Mutlaka Bekliyoruz!




Deniz AK
Genel Müdür, IKS
Ayın Konuğu : Deniz Ak

"Gelişime Tanıklığınızı Hazırlayın"

Eski ABD Başkanı Rutherford B.Hayes, 1876 yılında ilk telefonu gördükten sonraki yorumu "Çok güzel bir buluşa benziyor ama Allah aşkına bunu kim, niye kullanmak istesin ki?" olur. Öyle görünüyor ki, Rutherford'un sorduğu bu soru kendi ülkesinde bir asır sonra yani 1970'li yıllarda çağrı merkezi sektörü yaratılma çalışmalarında cevabını bulmaya başladı. O günden sonra yakın tarihte çok hızlı bir gelişime sahip olan bu sektör, dünya ekonomisinde de ciddi bir şekilde yer almaya başladığı bir gerçek. Çağrı merkezi tarihsel gelişim sürecinde, Rutherford'un önyargısına benzer birçok önyargıyla da mücadele ederek, gelişim göstermeyi başardı. Amerika'nın ardından, Avrupa'da gelişim gösteren çağrı merkezi sektörü daha sonra yeni yatırım alanlarını belirlemeye başlayarak, başta Hindistan olmak üzere, Asya ülkelerine de yayılmaya başladı. Bu gelişim ve yeni yatırım alanlarından biri de, 90'lı yıların sonunda ülkemiz oldu. Bir sektör gibi algılanmaya başlamadan önce, yan hizmet alanı olarak telefon hizmetleri kullanan kurumların varlığından söz etmek mümkün.

Ancak bir sektör gibi algılanmaya başlaması ve gelişim göstermesi 90'lı yılların sonu 2000'li yılların başını bulduğunu söyleyebiliriz. Ülkemizde bir sektör için çok kısa bir geçmişe sahip olan çağrı merkezi sektörü, zaman silsilesi içerisinde başta Amerika olmak üzere, çağrı merkezi sektörünün gelişim gösterdiği bölgelerdeki gelişim süreci zorlukları ve önyargılarını yaşamaya başlamış ve gelişim sürecine girmiştir. Bu gelişim sürecinde, çağrı merkezi söktürünün "İnsan, Teknoloji, Süreç" bu üç önemli bileşeni ortaya çıkmış ve gelişim sürecini bu bileşenler doğrultusunda stratejilendirmiştir.

"İnsan"

Çağrı merkezi sektörünün en önemli bileşeni insan kavramı etrafında şekillenir. Üretilen hizmet insan için ve insan tarafından üretilir. Dolayısıyla, çağrı merkezi yatırımlarının odağında insan kaynağına olan yatırım gelmektedir.

"Teknoloji"

Çağrı merkezi sektörünün diğer bir bileşeni olan teknoloji, sektörün daha kaliteli bir hizmet anlayışı benimsemesi, müşterilerinin hizmet, istek ve beklentilerini çok daha iyi analiz edebilmesi amacıyla teknolojik gelişmeleri yakınen takip edebilmesi ve/veya sektörün gelişimine katma değer sağlayacak yenilikçi fikir geliştirerek sektörde yerini almıştır.

"Süreç"

Günümüzde, İnsan odaklı yaklaşım, yenilikçi ve çözüm üreten teknolojik gelişmeler ile mümkün olduğu gerçeğinden yola çıkarak, tüm çağrı merkezi süreçlerinin de bu iki önemli unsur etrafında şekillenerek geliştirilmesi ve bu bileşenlerin birbirleri ile entegre edilmesi gerçeği doğmaktadır. Yeni teknolojik çözümler, İnsan istek ve beklentileri doğrutusunda şekillenmeli ve süreçleri bu iki stratejik unsuru temel alarak sürekli geliştirmelidir.

Çağrı merkezi sektörü, gelişim sürecinde Rutherford'un sorusunu sürekli hafızasında meşgul ederek, yeni stratejik yol planları üretmeli, mevcut olan tüm bileşenleri geliştirerek yenilerini eklemesi gerekmektedir.  Bu gerçeği gören biz sektör temsilcileri, mevcut pastadan daha fazla pay almak üzere rekabet stratejileri belirlemektense, sektörün gelişimine katkı sağlayarak mevcut pastanın büyümesine olanak sağlayıcı unsurları, tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmemiz gerekmektedir.

Ufak bir hatırlatma;
(B.Hayes'in 1876 yılında ilk telefonu gördükten sonraki yorumu)

"Çok güzel bir buluşa benziyor ama Allah aşkına bunu kim, niye kullanmak istesin ki ?"